17-25 Aralık 2013: Yargı İçindeki İktidar Savaşı
- Emre Can Sepetçi
- 5 gün önce
- 1 dakikada okunur
DİZİ: Türk Hukuk Tarihinin Krizleri #4 / 6
17 Aralık 2013 sabahı İstanbul'da eş zamanlı operasyonlar başladı. Gözaltına alınanlar arasında başbakanın oğlu ve bakanlık birimleri yöneticileri vardı. 25 Aralık'ta ikinci dalga geldi. Ama bu soruşturmalar hiçbir zaman dava haline gelmedi. Soruşturmayı yürüten savcılar görevden alındı, dosyalar takipsizlikle kapatıldı.
Soruşturmanın İçeriği
17 Aralık dosyası çok ayaklıydı: rüşvet, ihale hileleri, İran'a uygulanan uluslararası yaptırımların altın karşılığı doğalgaz ticareti yoluyla delinmesi. 25 Aralık soruşturması ise dört bakanı doğrudan hedef alıyordu. Hükümet soruşturmayı Cemaat kaynaklı bir yargı darbe girişimi olarak nitelendirdi. Bir bölüm hukukçu ise soruşturmanın usul açısından mevcut hukuk kuralları içinde yürütüldüğünü savundu.
Savcıların Görevden Alınması
Soruşturmalar başlatılır başlatılmaz hükúmetin tepkisi sert oldu. Savcılar HSYK kararıyla görev yerlerinden uzaklaştırıldı. Ocak 2014'te 888 hâkim ve savcının görev yeri değiştirildi; aralarında 17-25 Aralık soruşturmacıları da vardı. Bu adım iki farklı biçimde değerlendirildi: Birinci görüşe göre yargı bağımsızlığının açık ihlaliydi. İkinci görüşe göre siyasi amaçlı operasyon yürüten savcıların görevden alınması meşruydu.
Hukuki Değerlendirme
17-25 Aralık, Türk hukukunda savcılık bağımsızlığı tartışmasını yeniden aleveşletti. Temel soru: Cumhuriyet savcısı bir soruşturmayı yürütürken siyasi otorite bunu engelleyebilir mi? HSYK, soruşturma devam ederken soruşturmacı savcıyı görevden alabilir mi? AİHS madde 6 kapsamındaki bağımsız yargılanma güvencesi bu soruları doğrudan içeriyor.
15 Temmuz 2016 sonrasında savcıların FETÖ mensubu olduğu iddia edilerek meslekten ihraç edildi. Soruşturmaların FETÖ'nün devleti çökertme planının parçası olduğu görüşü resmi tez haline geldi. Bu tablo 17-25 Aralık'ı hukuki açıdan değerlendirmeyi son derece karmaşık kılar: Gerçek bir yolsuzluk soruşturması mıydı, yoksa siyasi bir kumpas mı? Bu sorunun yanıtı Türkiye'de hâlâ tartışmalıdır.
Sonraki: 15 Temmuz Sonrası OHAL Yargısı (2016-2018).
© K&S Hukuk Bürosu | İstanbul Barosu | kslaw.com.tr


Yorumlar