top of page

367 Krizi ve AKP Kapatma Davası (2007-2008)

DİZİ: Türk Hukuk Tarihinin Krizleri #2 / 6

2007 yılının Mayıs ayında Türkiye, cumhurbaşkanını seçmeye çalışıyordu. Seçemedi. Anayasa Mahkemesi, toplantı yeter sayısını 367 olarak belirledi; muhalefet oturuma katılmadı; seçim iptal edildi. Bu kararın yarattığı çalkantı henüz yatışmamışken bir yıl sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı AKP hakkında kapatma davası açtı. 6'ya karşı 5 oy. Bir tek oy farkıyla kapanmayan parti.

367 Kararı: Hukuki Tartışma

1 Mayıs 2007 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı, yıllarca tartışılmaya devam edecek bir yoruma dayanıyordu: Cumhurbaşkanı seçimi için yalnızca karar yeter sayısı değil, toplantı yeter sayısı da 367 olmalıydı. Hukuk akademisyenlerinin büyük çoğunluğu bu yoruma itiraz etti. Anayasa'nın açık dili, toplantı yeter sayısı için ayrı bir 367 şartı öngörmüyordu.

Krizin en kalıcı sonucu şu oldu: AKP cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören anayasa değişikliğini TBMM'ye taşıdı. 2007 seçimlerinde güçlenerek dönen AKP, Abdullah Gül'ü Ağustos 2007'de cumhurbaşkanı seçtirdi. Anayasa hukukcusu Prof. Kemal Gözler bu süreci 'hukukun siyasetle imtihanı ve sınıfta kalması' olarak nitelendirdi ve 367 kararının, 2017 başkanlık sistemine giden yolu açtığını savundu.

AKP Kapatma Davası

14 Mart 2008'de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AKP'nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle 170 sayfalık bir kapatma iddianamesi hazırladı. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan dahil 71 kişi için 5 yıl siyaset yasağı talep edildi.

AB Komisyonu davanın 'sisteme bağlı hata' içerdiğini açıkladı. Avrupa Parlamentosu'nda 'yargı darbesi' tanımlaması kullanıldı. Türkiye'nin üyelik süreci açısından derin bir gölge düştü.

Karar: 6'ya Karşı 5

30 Temmuz 2008'de AYM kararını açıkladı. 11 üyeden 6'sı kapatma yönünde oy kullandı; kapatma için gereken nitelikli çoğunluk yediydi. AKP kapanmadı, ancak Hazine yardımının yarısından yoksun bırakıldı. Karar açıklanmadan önce AYM Başkanı Kilıç kürsüden şunu söyledi: 'Her türlü ahlaki ve insani değerler aşılarak hakaretlere maruz kaldık.' Bu cümle, yargı üzerindeki baskının boyutunu kendi ağzından belgeleyen nadir itiraflardan biri oldu.

Hukuki Miras

Bu iki yıl, Türkiye'de yargı-siyaset sınırının en sert biçimde sorgulandığı dönem olarak tarihe geçti. Seçilmişlerin sınırlarını kim çizer? Yargı bu sınırı koruyucuya mı, yoksa vesayet aracına mı dönüşmektedir? Bu sorular bugün hâlâ yanıtsız.

Bu makale K&S Hukuk Bürosu'nun 'Türk Hukuk Tarihinin Krizleri' dizisinin ikinci yazısıdır. Sonraki: HSYK'nın Üç Dönüşümü.

© K&S Hukuk Bürosu | İstanbul Barosu | kslaw.com.tr

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
HSYK'nın Üç Dönüşümü: 2010, 2014, 2017

DİZİ: Türk Hukuk Tarihinin Krizleri #3 / 6 Yargı bağımsızlığının kurumsal omurgası sayılan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 2010'dan 2017'ye üç kez yeniden yapılandırıldı. Her yeniden yapılanma öne

 
 
 

Yorumlar


İletişim

İstanbul | Türkiye:

Porta Vadi | Cendere Cd. 103/1 T 2 Blok, Ofis 12 Kağıthane İstanbul

Mail:
hukuk@kslaw.com.tr

İzmir | Türkiye :

1593/1 Sokak, No:15 K:6 D:665 Cumhuriyet İş Merkezi

Bayraklı / İzmir

Telefon :

0212 877 66 55

Moscow | Russia :

1109518, Moskova, Tekstilshchiki, 1. Graivoronovsky
Proezd 20/36,  5th. Floor, Ofis 500

Kiev / Lviv | Ukraine :

We are temporarily unable to provide service.

Bizi Takip Edin.

Kepekçi & Sepetçi haberlerde de adından söz ettiriyor. Avukatlarımıza ilişkin makalelere, röportajlara ve medya haberlerine göz atın ve İstanbul ve Marmara bölgesinde gerçekleştirilen hukuki çalışmalar ve faaliyetler hakkında bilgi edinin. Firmamız, ortaklarımız ve çalışanlarımızla ilgili daha fazla bilgi için okumaya devam edin.

İlginiz için teşekkürler.

© 2035 by Kepekci&Sepetçi | Her Hakkı Saklıdır. 

bottom of page